HasbihalSon Yazılar

KÖPEKLER NECİSTİR…(Kısa yazılar -2-)

israil kuduz köpek

Kemiriyor bir ölünün kemiklerini ağzı salyalı bir köpek. Eştiği mezarın içinden hazine bulmuşcasına çıkardığı kemikleri büyük bir iştahla kemiriyor. Bir an önce bitirmek , başka köpeklerle paylaşmamak için acele ediyor. Acele ediyor doldurmak için karnını tıka basa ölülerin etlerinden arınmış kemikleriyle.

Diğer mezarlardan ses gelmiyor. Ortalık sessiz. Ortalık alışmışlığın sessizliğine bürünmüş. Bu alışmışlığın alıştırdığı kabulleniş havası onaylamayla pekişmiş. Köpeğin içi rahat. Engel yok. Tek derdi başka köpeklerin kemiklerine ortak olma istekleri.

Her geçen gün yeni mezarlara yeni ölüler gömülüyor. Her geçen sene yeni kemikler oluşuyor arzın derinliklerinde. Ruhlarını kaybedenlerin, ruhlarını satanların cesetleriyle doluyor mezarlar ve cesetler etlerinde iyice arınıyor zamanla.

Zamanı geldiğinde geliyor köpekler her biri bir mezarın başına ve eşiyorlar bulmak için geride kalan ne varsa. Bazen daha güçlü, daha yırtıcı olan daha fazla mezara sahip oluyor. Daha fazla dolduruyor karnını. Bazen beraber kemiriyorlar çıkanları.

Her mezardan bir millet çıkıyor. Bir ülke. Bir ülkeden kalanlar. Cesetler. Ruhlar çoktan uçup gitmiş geldikleri yöne. Cesetlerden uzaklaşınca ruhlar, uzaklaşınca izzet, şeref, ar, namus, kalıyor sadece kemikler. Ve köpekler işte bu anı bekliyor hevesle.

Bazen birileri çıkıp geliyor mezarlığa. Uyanın diyor. Kalkın diyor. Dirilin diyor, direnin diyor. Heyhat! Duyan yok, anlayan yok. Ölüler mahşerde uyanacak ancak. Mahşeri bilen yok.

Rahatsız oluyor köpekler, huzur bozanlardan. Rahatsız oluyorlar dirilerden, can vermeyenlerden, mezara yar olmayanlardan. Hırlıyorlar. Havlıyorlar. Daha çok salya akıtıp kuduruyorlar. Kimi zaman saldırıyorlar, kimi zaman uysallaşmış gibi şirin görünüp oyun oynamak istiyorlar, ayaklara sürtünmek, evleri korumak istiyorlar. Bazen oluyor. Korkanlar kaçıyor. Kananlar besliyor evlerinin bahçelerinde, başka köpeklere karşı. Oysa bilmiyorlar ki “it iti ısırmaz”.

Köpeklerin derdi dirinin, direnenin o eve girmemesi. Evdekiler zaten bir gün ölecekler. Zaten mezarları eşilecek, kemikleri, varlıkları kemirilecek. Bu yüzden sadık her köpek sahibine. Çünkü köpek, sahibi artık sahibinin. Dünya bir oyun, bir eğlence. Kurulmuş düzenin biçtiği rol gereği sabredip oynuyorlar oyunlarını, eğleniyorlar. Sahiplerinden(!) daha çok sahiplenmiş gibi görünüyorlar evlerini. Oysa evlerin bahçesinde kazıyorlar her gün yeni bir mezar ve bekliyorlar sâlayı.

İnsanın yaratılışından beri yaratılmış bu köpekler. En iyi dostudur dostu bilmeyenin. Vefakardır, sabırlıdır, sahiplenir, korur, havlar, ısırır velhasıl kendine ait olanı başkasına vermemek için direnir dururlar.

Ve insan hep dost(!) kazığı yer. Dost’a yürümeyenin dostu olanlar hep kazır mezarını. Tarih böyle yazılmıştır. Ölenler ve ölülerden beslenenler doldurur sayfaları. Direnenler çoğu devir anlatamamıştır derdini, tanıtamamıştır kendini. Köpek sahipleri düşman olmuştur çünkü her daim. Dostlarının(!) düşmanlarını düşman bellemekle övünmüşlerdir uzun yıllar boyunca ve düştüklerinde kemirmiştir dostları kemiklerini bütün sevecenlikleriyle.

Evine köpek girenler, benliklerinde beslemeye başlarlar bir süre sonra köpekleri ve köpek suretine bürünür görünümleri zaman geçtikçe. Artık her şeyleridir onların köpekleri. İnsanlık onurundan utanırlar, insan sevgisinden bahsetmez, köpek sevgisinden bahsederler her daim. Bunu yaymaya çalışırlar köpekleşenler. Çünkü bir insan yetişirse bu diğer insanlarında yetişmesine zemin hazırlar. Bilirler ve istemezler bildiklerini. Yaşamı reva görmezler, yaşamın kendileri için yaratılanlara. Dirilerden nefret eder, ölüleri överler, göğe çıkarırlar, adlarına destan yazarlar hayattayken Hayy’dan uzak olanlara.

Sadece iki seçenek vardır dünyalarında. Ya ölmek, ya köpekleşmek. Artık sahip köpek ilişkisi değişmiştir. Evlerinde köpekler ve köpekleşenler depreşir durur. Birbirlerine hırlasalar da birbirlerinin en iyi dostudurlar.

Her köpek bir sahip arar köpekleştirmek için. Sahiplenen olmasa kudurur ve saldırırlar bütün hastalıklarını yaymak için. Bu yüzden insan olanlar düşman olurlar köpeklere. Korumak için benliklerini, savunmak için evlerini, yüreklerini, şahsiyetlerini ve onurlarını direnirler köpeklere karşı. Köpekleşenlerin daha tehlikeli olduğunu bildiklerinden tedbirlidirler. Yaklaştırmazlar bahçelerine köpekleri ve sahiplerini.

Köpekleriyle kendilerini korkutmak isteyenlere “Hasbinallah ve ni’mel vekil” derler. Onları dost edinmez, tek Dost’a sığınırlar. Yaşamın, yaşamanın direnmekte olduğunu ve direnenlerin galip geleceğini bilir ve ümit ederler. İzzetin, onurun, direnenlerin dostu, sıfatı, yoldaşı olduğunu, birliğin, kaynatılmış kurşun gibi saf tutmanın zaferin ön şartı olduğunu ve köpekler istemese de yeryüzünün varisi olduklarını bilirler.

Köpeklerin ve köpekleşenlerin dünyalarının ise zulüm ve karanlıkla dolu olduğunu, gerçek yaşamın bu dünyada bulunma ihtimali olmadığını bildikleri için, yaşayan, diri olanların, direnenlerin dünyasında köpekler necistir.

siyasetmektebi.com

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

 
Başa dön tuşu
Kapalı