Gündem AnalizSon Yazılar

ANTİ-AMERİKANİZM…

Siyonist bir planlamayla yeryüzünün başına bela olmak üzere kurulduğu günden bu yana, önce topraklarına göz diktiği Kızılderilileri soykırımdan geçiren, Afrika’nın mazlumlarını zorla köleleştirerek geleceklerini ellerinden alan, sonra iç savaş bahanesiyle 11 Eylül’ün ilk provasını yaparak içindeki “ayrık otlarını” ortadan kaldıran ve siyonistleşme sürecini tamamladıktan sonra iki dünya savaşıyla yeryüzüne ölüm saçıp savunmasız mazlumların gözünde kendisini yenilmez bir kaplan ilan eden ve bu sayede de siyonist çetenin Filistin’i ele geçirmesini sağlayan, bunlarla da yetinmeyip yeryüzünün farklı coğrafyalarında habire mazlumların kanını akıtan, iki atom bombası kullanıp tek seferde yüzbinleri katleden ve bu saydıklarımız yüzünden de tüm dünyada lanetlenen, nefret edilen ve yıkılması en çok arzu edilen sistemin, devletin adıdır ABD.

İnkılaptan hemen sonra İmam Humeyni’nin a.s. büyük bir basiret ve dakiklikle isimlendirdiği gibi “büyük şeytan” olduğunu onlarca eylemiyle ispat eden bu yapı, öyle lanet, öyle iğreti bir yapıdır ki varlığı, insanın düşmanı olan şeytanın somut ve görünür halini yansıtmaktadır. Ve İnkılabın o parlak güneşi, bu şeytanın önündeki bütün perdeleri yakmış, taktığı bütün maskeleri düşürmüş ve onu insanlığa tanıtmıştır. bu sayede de basiretlilerin gözünde hiçbir zaman giyinik olmayan bu kral, 42 yıldır tamamen çıplaktır ve o iğrenç görüntüsü insanlığın midesini bulandırmaktadır.

Bu öyle bir bulantıdır ki dünyanın neresinde olursa olsun birine “amerikancı” dendiğinde bu o kişinin zoruna gitmektedir ve büyük şeytana meyli varsa bile bunu gizlemek zorunda kalmaktadır. Zaten “amerikancı” etiketi bir hakaret ve aşağılamayı içinde barındırmakta, ve aslında kendilerine bu tanımlamanın nispet edildiği şahıslar ya zalimlerden olmakla ya da zulmedenlere ses çıkarmayıp onlara meyletmekle suçlanmaktadırlar. Bu yüzden de yaşantısından, tavırlarına kadar her yönüyle büyük şeytana aşık olanlar dahi bu aşklarını açıkça izhar etmekten utanmakta, lafı dolandırarak, büyük şeytanın gücünden bahsederek veya “demokrasinin” beşiği diye adlandırarak necis ve habis olanı, pak ve temiz olarak sunmaya çalışmaktadırlar.

Ama bütün bu çabalar nafiledir. ABD büyük şeytan olarak İmam a.s. tarafından nitelendirildiğinden bu yana, şeytanın mücessem hali olarak vasfedilmekten kurtulamamıştır ve yediği her darbe, şeytana vuruluna darbeyle eşit görüldüğünden din, dil, ırk farketmeksizin bütün mazlumlar tarafından alkışlanmaktadır. Bu durum bizatihi büyük şeytanın stratejik dostu olan sitemlerde dahi geçerlidir ve o sistemlerde yaşamak zorunda kalan halklar, her ne kadar dezenformasyona maruz kalsalar da, aldatılsalar da, kendilerini idare edenler büyük şeytanın idarecileriyle güle oynaya pozlar verseler, onları alenen dost olarak ilan etseler de büyük şeytana düşman olmaya devam etmektedirler.

Bu halklar, başlarına hangi musibet gelirse gelsin muhakkak onu büyük şeytandan bilem basiretine sahiptirler. Hem de hangi din, dil, ırk görüş ve fikirden olurlarsa olsunlar, her konuda birbirleriyle ne kadar çekişirlerse çekişsinler, ABD düşmanlığı buluştukları ortak nokta ve vahdeti sağladıkları yegane hakikat olarak ortada durmaktadır. Bu halklar sanki ilahi bir biçimde İmam Humeyni’nin a.s. tedrisatından geçmiş ve “ayakları taşa takılsa Amerika’dan bilecek” seviyeye ulaşmışlardır.

Memleketleri adeta büyük şeytanın bir eyaleti haline gelse de, büyük şeytan ABD’nin onlarca üssü memleketlerinde bulunsa da, iç işlerine ve dış işlerine büyük şeytan istediği gibi müdahale etse de ve bütün medya, yayın ve iletişim organlarıyla büyük şeytan ABD habire ulaşılması gereken “ütopya” olarak onlara sunulmaya çalışılsa da bu durum yani büyük şeytan ABD düşmanlığı bu memleketlerde asla azalmamış, aksine gün be gün artmaya devam etmiştir. 

Hatta bu halkların büyük şeytan ABD’ye karşı bu tutumu, onların idarecilerinin de gönüllerince büyük şeytan ABD’ye hizmet etmelerinin önünde engel teşkil etmiş, arada sırada da olsa sırf halkların uyanmasını engellemek ve halkların kendilerini sahiplenmelerini sağlamak için büyük şeytan ABD’ye “eyy!” demek zorunda bırakmıştır ki bu durum bir kısır döngü olarak yine halklardaki ABD düşmanlığını körüklemiştir.

Tüm bunlardan dolayı “anti-amerikanizm” mazlumların gönlünde sürekli olarak büyüyen ve meyveye duran şecer-i tayyibe misali yer etmiş durumdadır. Çünkü yukarıda bahsettiğimiz gibi Amerika büyük şeytandır ve anti-amerikanizm ant-i şeytanizm demektir. Daha önceki yazılarımızda ilk siyonistin şeytan olduğunu ve siyonizmin, şeytanın dünya bakışı olduğunu izah ettiğimizden, bize göre anti-amerikanist olan halklar insanlığın yanında yer almaktadır, anti-amerikanizmden korkanlar ve bunun artmasından endişe duyanlar ise şeytanın safının tellallığının yapmaktadır. Onuru, şerefi ve haysiyeti olanlar ve insanlıkla bağlarını koparmayanlar anti-amerikanizmden rahatsız olmazlar ve büyük bir aşk ve şevkle “kahrolsun Amerika” demekten geri durmazlar. Ötekilerin ne olduğunu zaten bilen bilir…

siyasetmektebi.com

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

 
Başa dön tuşu
Kapalı