Çarşamba , 20 Eylül 2017
Son Yazılar

Buradasınız: Anasayfa / Ehl-i Beyt

Kategori Arşivi: Ehl-i Beyt

SİZ SUSUN, HÜSEYİN (a.s.) KONUŞSUN ARTIK…

Ömrü suskunlukla, zilletle geçenler sussunlar artık. Aşura’da hak ile batılı, zillet ile izzeti karıştırıp “aşure” hazırlayanların lâl olsun dili. Varlıkları ile zalimlerin saltanatlarını pekiştirip, saraylarını şereflendirenlerin(!) “aşura”yı değersizleştiren masallarının gelsin sonu ve bu meddahların tarihe gömdüğü Hüseyin’in (a.s.) yankılansın sesi ... Devamını Oku »

‘KERBELA’DAYIZ , İMTİHANDAYIZ…

“İman ettik demekle sınanmadan bırakılacağımızı sandığımız”(Ankebut 2) bir dönemdi. Çok cefa(!) çekenlerin artık sefa sürmelerinin vakti gelmişti nefislerinin zannınca ve cefa çektirenlerin iman(!) edip tahta geçtiği bir devirde sefa mevsiminin müjdesiydi nifak rüzgarlarıyla tamahları okşayan. Dünyanın çokça çıkan sesi bastırmıştı ... Devamını Oku »

DÜNYANIN MİMARLARI…

“Bir oyun ve eğlenceden ibaret olan” (Muhammed 36) dünya hayatına, hiç bitmeyecekmiş gibi sarılmanın revaçta olduğu ve efsunlanmış ruhların sarhoş ve bi-akıl bir şekilde yeryüzünde dolaştığı bir dönemde, ölüm, insanoğlunun galip gelemeyeceği fakat asla da barışmayacağı düşmanı olur. Çünkü her ... Devamını Oku »

ÖNCE ANLA, SONRA AĞLA, MUTLAK ZAFERDİR KERBELA…

Kan dökülsün gözlerimizden kanları çöle dökülenler anısına. Yansın hanümanlarımız çadırların yandığı gibi ve feda olsun ruhumuz canımız hakka feda olanlar için. Zincirlerle süslensin kollarımız özgürlüğümüzün kanıtı olarak, oklar saplansın göğsümüze yer bulurlarsa imandan arta kalan. Ölüm gerdanlık olsun boynumuza takılan, ... Devamını Oku »

HÜSEYN’İYİM DİYORSAN…

Hüseyn’iyim diyorsan; Gözyaşının tuzunu katacaksın aşına Rahatsız olacaksın kaçacak uykuların Yanacak ciğerlerin her yudum soğuk su da Aşuraya dönecek her saatin her anın Hüseyn’iyim diyorsan; Kerbelaya varacak yürüdüğün yolların Attığın her adımda titreyecek zalimler İsmail’in yerine kesilecektir başın Yasını tutacaktır ... Devamını Oku »

YA MUHAMMED! YA ALİ!..

(Gadr-i Hum hürmetine…) Sizi bildim bileli, ah-u zardan olmuşum Tecerrüdün deminde, berg-ü bârdan olmuşum Yolunuzun aşkına yanmışım pervaneyim Sade Leyla’dan değil, cümle yârdan olmuşum Sılamdır hasretiniz, ben orada yaşarım Sizi görmezsem eğer iki dârdan olmuşum Satmışım aşkınızın pazarında canımı Masivayı ... Devamını Oku »

KİM HAKLI?..

Herkes haklı. Adeta bir Nasreddin Hoca fıkrasında yaşıyor gibiyiz. Cehaleti yudum yudum zihinlerine çeken ve ilimle bağları izledikleri filmlerden ibaret olanların dünyasında, haklı olanların enflasyonu tavan yapmış durumda. Hangi delili sunarsak sunalım “diğerleri de ayet, hadis sunuyor” cümlesinin muhatabı olduğumuz ... Devamını Oku »

Hayat, zafer ve ölüm…

“Hayat, muzaffer olarak ölmenizdedir.” İmam Ali (a.s.) Nasıl bir ölüm hayatın habercisidir? Ve nasıl yaşamlar böyle bir ölümün müjdecisidir? Ölüm aslında içinde bir dirilişi barındırabilir mi? Peki yaşam denen şey aslında ölüm olabilir mi? Tüm bu sorular hayatı algılama biçimiyle ... Devamını Oku »

ME’MUN’LARDAN MEMNUN OLANLAR…

Kardeşi ile girdiği taht kavgasından yorgun çıkmışken bir de ülkenin değişik bölgelerindeki ayaklanmalarla uğraşan Me’mun, kendine karşı en büyük tehlike olarak gördüğü İmam Ali Rıza’yı (a.s.) yakınında tutarak kendince tehlikesinden korunmak amacıyla, İmam’ın (a.s.) rızası olmadan ısrar ve tehditler ile ... Devamını Oku »

HARUN’A CAİZ OLMAYAN, KARUN’A CAİZ MİDİR?..

“Safvan’ın -günümüzün tabiriyle- bir taşımacılık şirketi vardı; o dönemde bu iş daha çok deveyle yapılıyordu. Taşımacılık vesileleri o kadar fazla ve belirgindi ki bazen hilafet sistemi onu yük taşımak için çağırıyordu. Bir gün Harun Mekke’ye yapacağı yolculuk için onun taşımacılık ... Devamını Oku »

Scroll To Top